Fecr Suresi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
Yükleniyor...
Sesli Dinle
Mishary Rashid AlafasyTam Sure
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
وَٱلۡفَجۡرِ
Vel fecr.
Tanyerinin ağarmasına and olsun;
وَلَیَالٍ عَشۡرࣲ
Ve leyalin aşr.
Zilhicce ayının ilk on gecesine and olsun;
وَٱلشَّفۡعِ وَٱلۡوَتۡرِ
Veş şef'ı vel vetr.
Herşeyin çiftine de, tekine de and olsun;
وَٱلَّیۡلِ إِذَا یَسۡرِ
Vel leyli iza yesr.
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
هَلۡ فِی ذَ ٰلِكَ قَسَمࣱ لِّذِی حِجۡرٍ
Hel fi zalike kasemun lizi hicr.
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
أَلَمۡ تَرَ كَیۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
E lem tere keyfe feale rabbuke bi ad.
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
إِرَمَ ذَاتِ ٱلۡعِمَادِ
İreme zatil ımad.
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
ٱلَّتِی لَمۡ یُخۡلَقۡ مِثۡلُهَا فِی ٱلۡبِلَـٰدِ
Elleti lem yuhlak misluha fil bilad.
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
وَثَمُودَ ٱلَّذِینَ جَابُوا۟ ٱلصَّخۡرَ بِٱلۡوَادِ
Ve semudelleziyne cabussahre bil vad.
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
وَفِرۡعَوۡنَ ذِی ٱلۡأَوۡتَادِ
Ve fir avne zil evtad.
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
ٱلَّذِینَ طَغَوۡا۟ فِی ٱلۡبِلَـٰدِ
Ellezine tagav fil bilad.
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
فَأَكۡثَرُوا۟ فِیهَا ٱلۡفَسَادَ
Fe ekseru fihel fesad.
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
فَصَبَّ عَلَیۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ
Fe sabbe aleyhim rabbuke sevta azab.
Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ
İnne rabbeke le bil mirsad.
Doğrusu Rabbin hep gözetlemektedir.
فَأَمَّا ٱلۡإِنسَـٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَیَقُولُ رَبِّیۤ أَكۡرَمَنِ
Fe emmel insanu iza mebtelahu rabbuhu fe ekremehu ve na'amehu fe yekulu rabbi ekremen.
Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der.
وَأَمَّاۤ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَیۡهِ رِزۡقَهُۥ فَیَقُولُ رَبِّیۤ أَهَـٰنَنِ
Ve emma iza mebtelahu fe kadere aleyhi rızkahu fe yekulu rabbi ehanen.
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.
كَلَّاۖ بَل لَّا تُكۡرِمُونَ ٱلۡیَتِیمَ
Kella bel la tukrimunel yetim.
Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.
وَلَا تَحَـٰۤضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِینِ
Ve la tehaddune ala taamil miskin.
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.
وَتَأۡكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكۡلࣰا لَّمࣰّا
Ve te'kulunet turase eklen lemma.
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
وَتُحِبُّونَ ٱلۡمَالَ حُبࣰّا جَمࣰّا
Ve tuhıbbunel male hubben cemma.
Malı pek çok seviyorsunuz.
كَلَّاۤۖ إِذَا دُكَّتِ ٱلۡأَرۡضُ دَكࣰّا دَكࣰّا
Kella iza dukketil ardu dekken dekka.
Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman;
وَجَاۤءَ رَبُّكَ وَٱلۡمَلَكُ صَفࣰّا صَفࣰّا
Ve cae rabbuke vel meleku saffen saffa.
Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,
وَجِا۟یۤءَ یَوۡمَىِٕذِۭ بِجَهَنَّمَۚ یَوۡمَىِٕذࣲ یَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَـٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكۡرَىٰ
Ve cie yevmeizin bi cehenneme yevmeizin yetezekkerul insanu ve enna lehuz zikra.
O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?
یَقُولُ یَـٰلَیۡتَنِی قَدَّمۡتُ لِحَیَاتِی
Yekulu ya leyteni kaddemtu li hayati.
"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.
فَیَوۡمَىِٕذࣲ لَّا یُعَذِّبُ عَذَابَهُۥۤ أَحَدࣱ
Fe yevmeizin la yuazzibu azabehu ehad.
O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.
وَلَا یُوثِقُ وَثَاقَهُۥۤ أَحَدࣱ
Ve la yusiku ve sakahu ehad.
Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
یَـٰۤأَیَّتُهَا ٱلنَّفۡسُ ٱلۡمُطۡمَىِٕنَّةُ
Ya eyyetuhen nefsul mutmainneh.
Ey huzur içinde olan can!
ٱرۡجِعِیۤ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِیَةࣰ مَّرۡضِیَّةࣰ
İrcii ila rabbiki radıyeten mardıyyeh.
O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!
فَٱدۡخُلِی فِی عِبَـٰدِی
Fedhuli fi ibadi.
Ey can! İyi kullarımın arasına gir.
وَٱدۡخُلِی جَنَّتِی
Vedhuli cenneti.
Cennetime gir.